Arkadaşlar elimizde her boy akvaryum için balık vardır...
Canlı doğuranlar
Ciklitler
Discuslar
Diğer süs balıkları............

Yıldıray Çınar 1940 yılında Samsun’da doğmuştur. Babası, halk tarzında güfte yazarı imiş, oğlunun da müzikle uğraşmasını istermiş, en büyük ideali de oğlunun, oturdukları Samsun 19 Mayıs mahallesinin camiinden ezan okumasıymış. Yıldıray ÇINAR, İlkokul 2. sınıfta saz çalmaya başlar, ilk konserini ilkokul bitiminde verir. Daha sonra sanat enstitüsüne başlar. Okuldaki müsamerelerde konserler verir. Bu arada da saz yapmaya başlar okulun marangozhanesinde. İkinci sınıfta ilk sazını yapar. Samsunlu saz yapım ustası Ömer SİNOP`un yanında bir süre çalışır Bu sıralarda her delikanlı gibi aşık olur Yıldıray ÇINAR ve sevdiği bu kız yüzünden Samsun’dan ayrılarak İstanbul’a gelir İstanbul`a geldiği tarih 1957`dir ve ilk işi yaşını büyütmek olur. O yıllarda devre kaybı gidenleri ``ceza olsun`` diye en uzun süreli vatani görev olan bahriye sınıfına vermektedirler. Yıldıray ÇINAR da yaşını büyütünce devre kaybı gider ve askerliğini bahriyeli olarak yapar.Kendini çok sevdirir. Bu sıralarda görev yaptığı Gölcük`te Deniz Fabrikaları Genel Müdürlüğünü Erkut TAÇKIN’ın babası Namık TAÇKIN Paşa yapmaktadır. Namık TAÇKIN Paşa çok sever bu türkücü genci. Zaten bu sıralarda Erkut TAÇKIN`da yeni yeni müziğe merak sarmıştır. Yıldıray ÇINAR`la birlikte müzik çalışmaları yaparlar. Çalıştıkları müzik türleri ayrıdır fakat ikisi kafa kafaya vererek Orduevinde konserler düzenlerler. Namık Paşanın da yardımları çok büyüktür. Bir seferinde, zamanın Demokrat Parti Milletvekili Ethem MENDERES, SEKA Kağıt Fabrikasına ziyarette bulununca, Namık Paşa, burada bir gece tertipleme görevini Yıldıray ÇINAR`a verir. Bu Yıldıray için büyük bir başarı olur. Daha sonra, Başbakan Adnan MENDERES İspanya gezisine çıkar. Geziye çıktığı Giresun ve Gemlik adlı muhriplerden birinde de Yıldıray ÇINAR bulunmaktadır.Bu göreve özel izinle getirilmiştir. Görevi ise, aralarında telsiz-hoparlör bağlantısı bulunan iki muhripteki erlere moral vermektir. Bu gezi sırasında. Başbakan ona ``hiç radyoyu denedin mi`` diye sorar. Denememiştir, fakat askerde bulunduğu üç yıl içinde kendini radyo imtihanlarına hazırlamıştır. Vatani görev biter ve Yıldıray ÇINAR tekrar Samsun`a döner.1959 yılının Mayıs ayında Atatürk’ün Samsun`a çıkışı dolayısıyla Samsun’dan Ankara`ya gönderilir saz çalmak için. Burada. kendi yaptığı sazla kendi bestesini okur.. “Yare Pazen Biçemedim” adlı beste çok tutulur. Samsun`a döner ancak bir iş kurması gerektiğine karar verir. Mandolin.gitar bağlama tamir ve satışı yapan bir dükkan açar, ayrıca saz dersleri de verir. Yıl 1960, İstanbul radyosunda mtihan açılmıştır. Fakat bu imtihan profesyoneller için olduğundan bazı eksiklikleri olduğunu görür.Zaten sınavı da kazanamamıştır. Tekrar dükkanına döner. Profesyonel olabilmek için, 1962 yılına kadar Osman ÖZDENKÇİ’den ders almaya devam eder.1962 yılında Ankara Radyosunda açılan sınavı kazanır. Ankara Radyosunun ve Türkiye’nin en sevilen sanatçılarından biri olur. Hayalleri gerçek olmuştur. İlk sahneye 1965 yılında Güney Park Gazinosunda çıkar. İlk turnesini de aynı yıl yapar. Radyo programları ve Gazino çalışmalarının yanı sıra `Aman Dünya Ne Dar İmiş` filmini çevirir. Film çalışmalarına aralıksız devam eder. Radyo programları, yurtdışı turneleri, plak ve film çalışmalarını bir arada 1980-85‘lere kadar devam ettirir. 1985-1990’lardan itibaren yalnızca film çalışmalarına ağırlık verir ve son yıllarda ise hiçbir faaliyet ve çalışma içerinde olmadığı görülür. Bu güne kadar yaklaşık 40‘a yakın film çevirmiştir. 1969 yılında Şirvan ve Sarı Kurdelem Sarı,1970 yılında Cemo, Çarşambayı Sel Aldı, 1971 yılında Elvan ve Allı Turnam, l974-Emrah,1977-Eşref ,1983-Çoban Yıldızı,1986-Suçlu Kim,1989-Tecelli çevirdiği filmlerinin bazılarıdır. İlk TV programına 1968 yılında çıkar. Seyrek de olsa sonraki yıllarda TV programlarına çıkmıştır. Kendi halinde ve sessizlikten hoşlanan bir yapıya sahip olduğundan, genellikle medyada yer almamış,ortalıkta pek görünmemiştir.29.05.2007 de tarihinde Samsunda vefat etmiştir..
1938 yılında Samsun 'da doğdu.Babası Samsun Halkevi Orkestrası birinci keman üyesi Yusuf Çağlayan,annesi Saadet Sadiye Hanımdır.
Samsun 30 Ağustos İlkokulu,Ticaret Lises ve Ankara İktisadi İlimler Akademisi'nden mezun oldu.
Bazı şirketlerde muhasebeci,muhasebe müdürlü,şirket müdürü ve murahhsas genel müdür ünvanları ile çalıştıktan sonra serbest muhasebecilik mali muşavirlik yapmaya başladı.
Müzikle meşgul olmaya küçük yaşlarda,şiir denemelerine 1950'li yıllarda yöneldi.İlk şiir kitabı FIRTINALARIM ÇİÇEKLENİRKEN' dir.
Taner Çağlayan ,1970 yılından itibaren ,koro şefi olarak yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konserler hazırlayıp yönetti.Samsun Musiki Cemiyeti Şefi iken 1990 yılında Kültür Bakanlığı Samsun Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Şefliğine atandı.Sahip olduğu fasıl nosyonu ile de ünlüfasıl şeflerimizden birisi olarak kabul edilmektedir.
Müzik,edebiyat ve güzel sanatlarla her zaman iç içe olan Çağlayan,Samsun Musiki Cemiyeti,Samsun Kültür ve Müzik Derneği ve Samsun Belediye Konservatuarı'nın kuruluş çalışmalarına katılmış,yönetim kademelerinde çeşitli görevler almıştır.
Ayrıca,çeşitli gazetelerde sanat sahifeleri düzenlemiş ve genel sanat danışmanlığı yapmıştır.
Kravatlarına özel önem veren.Klasik giyimden hoşlanan Taner Çağlayan,binlerce eserlik nota koloksiyonuna ve zengin bir kitaplığa sahiptir....
|
13 Ağustos 1948 tarihinde Samsun'da dünyaya gelen Turhan Taşan, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi İşletme-Muhasebe mezunudur.
Turhan Taşan, çalışma hayatına Türkiye İş Bankası A.Ş.’de kambiyo-ithalat memuru olarak başladı. Daha sonra bazı şirketlerin dış ticaret servislerinde görev yaptı. 1995 yılında “Sanatçı Borçlanması Kanunu” kapsamında kendi isteği ile emekli oldu. Bazı şirketlerde genel müdür ve murahhas üye olarak çalıştı.
1987 yılında 52 numara ile üyesi olduğu MESAM’da 1989-1991, 1995-1997, 1997-1999, 1999-2001, 2001-2003, 2003-2006 dönemlerinde Yönetim Kurulu Üyesi |

|
|
olarak görev aldı. Ayrıca 1993-1995 döneminde MESAM Denetleme Kurulu Başkanlığı’nda bulundu.
İlk bestesi, 1966 yılında plağa okunmuştur. Bugüne kadar geçen 40 yılda 33 bestesi 99 defa, başka besteciler tarafından bestelenmiş şiirlerinden 6 tanesi ise 15 defa plak, kaset ve CD’lerde yer almıştır.(Toplam 114 kaset, plak ve CD). TRT repertuarında 48 bestesi vardır.
1984-1998 yılları arasında, söz yazarı ve besteci olarak "Kalp Kalbe Karşı Derler", "Aynı Çatı Altında" "Biraz Geç Kalmadın mı?", "Üzüldüğün Şeye Bak", "Öptüm Yanaklarından", "Sarsam Diyorum", "Oldu mu Ya", "Gözlerin Kaldı" isimli şarkılarıyla Milliyet Gazetesi Yılın En Sevilen 10 Şarkısı anketlerinde 10 defa ödüllendirilmiştir.
Ayrıca 1987 yılında "Aynı Çatı Altında" isimli bestesi ile Hürriyet Gazetesi'nden "Altın Kelebek" ödülü, 1990 yılında ise TRT'nin açmış olduğu TSM Beste Yarışması'nda "Sarsam Diyorum" isimli şarkısıyla mansiyon kazanmıştır. 2004 yılında da TRT Alaturka Beste Yarışması’na davetli besteci olarak katılmış ve “Bir Aşk Gerçek, Bir de Ölüm” isimli bestesi ile mansiyon almıştır.
43.000 notalık arşivi, 2000 ciltlik kitaplığı bulunan Turhan Taşan’ın Türk Müziği üzerine yaptığı biyografik araştırmaları içeren 7 tane kitabından "Kadın Besteciler" isimli(17. yüzyıldan günümüze kadar 184 kadın bestecinin özgeçmiş, fotoğraf ve notalı eserlerinin yer aldığı 504 sayfalık) kitabı Mart 2000 tarihinde Pan Yayıncılık tarafından, “Türk Müziği’nde Eczacı Sanatçılar” isimli kitabı ise Türk Eczacılar Birliği tarafında Kasım 2001 tarihinde bastırılmıştır. |
|
ORHAN GENCEBAY
4 Ağustos 1944 yılında Samsun'da doğdu. Müziğe 6 yaşında Klasik Batı Müzikçi Emin Tarakçı Hoca’dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. 7 yaşında Türk Müziği’ni ve bağlamayı tanıdı. 13 yaşında Türk Sanat Müziği ve tamburla tanıştı. Samsun'daki ve İstanbul'daki halk evleri, müzik cemiyetleri ve müzik derneklerinde çalıştı, kurucularından oldu. İstanbul Belediye Konservatuarı’na girdi ve icra heyetinde bulundu. 16 yaşından itibaren caz ve rock müziği ile ilgilendi. Batı nefesli sazlarından oluşan orkestralarda tenor saz çalarak görev yaptı.
20 ve 22 yaşlarında Ankara ve İstanbul Radyo Evi TRT sınavlarına girdi, üst düzeyde |

|
|
başarıyla kazandı. 1967 yılında İstanbul Radyo Evi’nde bir süre çalıştı ve ayrıldı.
1000'e yakın bestesi olan Orhan Gencebay, 400'e yakın bestesini kendi sesiyle seslendirdi. 90'a yakın filmde Müzik Direktörlüğü yaptı. 36 sinema filminde başrol oynadı, televizyon için diziler ve Show programları yaptı. Orhan Gencebay'a 1999 yılında Devlet Sanatçısı unvanı verildi.
1968 yılında kendi sesiyle yorumladığı ilk 45’lik plaktan bugüne kadar yasal olarak yaklaşık 60 milyon plak ve kaset tirajı olan Orhan Gencebay'ın yasal olmayan korsan yapımlarla beraber 150 milyon tirajı olduğu tahmin edilmektedir.
Orhan Gencebay'ın dokuz üniversite tarafından verilen uluslararası Montu Doktorası vardır.
Orhan Gencebay'ın bestelerinin her biri kaset ve plak satış rekorları kırarken, aynı zamanda başrolünü oynadığı sinema filmleri de hasılat rekorları kırmıştır.
Gencebay hakkında 20’ye yakın kitap yazılmış, ansiklopedilerde yer verilmiş ve birçok üniversitede Gencebay'la ilgili tezler hazırlanmış ve araştırmalar yapılmıştır. |